4 Mayıs 2016 Çarşamba

ikinci Cem paşadan kıssalar

Şeker hastalığının erittiği ince bedeni, Kitap sipariş tıpkı benim gözlerim gibi açık renkli gözlerinde giderek kaybolan yaşama isteği, en mutlu anlarında bile dudaklarının solgunluğunu yenip bir türlü ortaya çıkamayan gülümsemesiyle, kendi annemi Neyire Hanımla kıyasladığımda içime hep hüzün çökerdi. Kenan'dan bahsediyordum; arkadaşım son derece zeki bir çocuktu, derslere fazla zaman ayırmasa da sınıfını hep başarıyla geçerdi. edebiyat kitapları Hukuk Fakültesi'ne girmesi hiç de zor olmamıştı. Ama stajını yaptıktan, avukat olmaya hak kazandıktan sonra benim gibi o da mesleğim yapmadı. Babası Müjdat Amca, yıllarca didinip, bin bir emekle geliştirdiği sigorta acenteliğini bir anda onun üzerine geçirince bizimki hiç zorlanmadan iş sahibi oluverdi.

Bunları söylediğime bakarak sakın Kenan'ı elindekileri har vurup harman savuran bir mirasyedi olarak görmeyin. Girişimciliği doğasında bulunan eğitim kitapları benim sevimli arkadaşım, babasından devraldığı acenteyi kısa sürede çok daha iyi bir duruma getirdi. Bunun için fazla zaman harcadığını da sanmıyorum, dediğim gibi o içimizdeki en becerikli, en girişken çocuktu. Bir konuyla uzun süre uğraştığı görülmüş değildi. Kafası bir online kitap sipariş soruna takıldığında, genellikle kısa sürede olayı çözer, sonra da ilgisini yitirirdi. Kadınları severdi, ancak pek çok erkeğin tersine onları karmaşık değil, anlaşılır ve basit bulurdu. Laf açılınca henüz kendisinin çözemeyeceği kadar karmaşık bir kadına rastlamamış olduğunu söylerdi. Ama bu doğru değildi.

Kenan'ı böyle konuşturan bir tür savunma psikolojisiydi. Okulun son sınıfındayken tanıştığı, Harbiye'deki Notre Dame de Sion Fransız Kız Lisesi'nden çocuk kitapları Behiye'nin onu terk edip, okulumuzun basketbol takımının kaptanı Behçet'le çıkmasını hâlâ hazmedemiyordu. Behiye'nin onu bırakması Kenan'ın yaşamında aldığı ilk büyük yenilgiydi. Behiye'ye âşık olduğunu sanmıyorum, ama kız onu terk edince Kenan için önemli olmaya başlamıştı. Belki Kenan'ın yerinde biz de olsak aynı duygulara kapılırdık. Şaşmaz kural: Gönül kaçanı kovalar. Bu olayın etkisinden uzun süre kurtulamamıştı Kenan. O neşeli çocuk dalgınlaşmış, içe kapalı melankolik bir tip olup çıkmıştı. En az Kenan kadar Nihat ile bana da koymuştu bu olay.

Her durumda soğukkanlı olmayı beceren,edebiyat kitap sipariş kavgadan gürültüden uzak durmaya özen gösteren ben bile yoldan çıkmıştım, Nihat'ın önerisiyle basketbol takımının kaptanı Behçet'i bir köşeye sıkıştırıp tehdit etmiştik. Behçet, en az kendininki kadar iri olan cüsseme bakıp sesini çıkaramamıştı, ama ertesi gün tüm takım arkadaşlarını toplayıp, Nihat ile bana sağlam bir meydan dayağı çekmişlerdi. Olaydan haberi olmayan Kenan kavgaya karışınca sopadan o da nasibini almıştı tabiî. Hiçbir haklı yanımız olmadığı için idareye de şikâyet edememiştik. Patlamış dudaklarımızı, morarmış gözlerimizi soran öğretmenlerimize de okul dışından tanımadığımız çocukların saldırısına uğradığımızı söylemiştik. Ama yediğimiz sopa işe yaramış, Behiye'nin araya girmesiyle gevşemeye başlayan dostluğumuz yeniden pekişmiş, daha da önemlisi bizimkinin melankolik hali birdenbire sona erivermişti.