ideoloji olarak değerlendirmiştir. Culler,
sağ duyu içinde gömülü duran ideolojinin
onun eleştiri oklarının bir hedefine dönüş-
tüğünü belirtiyor. Eğitim kitapları Döneminin eleştirel geleneğine
hakim olan, bir eseri onun dışında
olan şeylerle açıklama girişimine karşı çı-
karken Barthes, metnin okunma ve anlamlandırılma
süreçlerinin önemini vurgulamış
ve klasik pedagojinin sorunlarından
kaynaklanan tutucu bakış açılarını eleştirmiştir:
Barthes, Fransa'daki akademik eleştirinin
içsel analize düşman olduğunu
çünkü bilgiyi nedensel ilişkileri açıklamakla
ilişkilendirdiğini ve çünkü öğ-
rencilerin bilgisini değerlendirmenin
onların yorumlarını değerlendirmekten
daha kolay olduğunu söylüyor. Yazarın
hayatı ve dönemine ilişkin bilginin
önemi üzerine kurulu bir edebiyat
kuramı sınavlara ve notlamaya daha
uygun bir yaklaşım çocuk kitapları oluşturur (Culler,
1990: 63).
Özgeçmişine baktığımızda Barthes'ın
yerleşik akademik eleştiri geleneğinin yanı
sıra akademinin disipline edici yönlerini
eleştirirken kendisinin de bunun içinde kolayca
disipline olmadığını gözlemlemek
mümkündür. Doktora tezinin ağır ilerledi-
ği bir dönemde Yazının Sıfır Derecesi ve
Michelet, üniversitedeki görevini kaybettikten
sonra ise onun en bilinen yapıtlarından
biri olan Mythologies yayınlanmıştır.
Barthes, 1965 yılma kadar Fransız entelektüel
yaşamı içinde marjinal konumunu korumuştur
(Culler, 1990).
1980 yılında bir trafik kazası sonrasındaki
ani ölümü Barthes'ın akademik çalış-
malarının bir soru işareti ile sonlanmasını
beraberinde getirdi. Yazmaya devam edebilseydi
acaba hangi konulara yönelecekti?
Bu sorunun yanıtını son eserleri arasında
yer alan Metnin Hazzı ve Camera Lucida'da
aramak mükün. Yazının ilerleyen bölümlerinde
bu açılımları daha ayrıntılı olarak
tartışacağız.
Barthes, okurunu kitap sipariş ideoloji sorunu, gösterge
kavramı, metinlerin yapılaşması, metinlerarasılık,
metnin okunma süreçlerinin
önemi, metnin hazzı, görsel göstergeler ve
sözel dilin farklılığı hakkında, dahası Japon
haiku'ları, aşk, moda, müzik, sinema
ve retorik hakkında düşündürmüştür. Bu
konular üzerine düşünüp soru soran okurunun
yanında olmuş, bu soruları paylaş-
mış, okuru kendisi ile birlikte düşünmeye
davet etmiş, hemen hiçbir konuda katı,
kestirip atıcı bir tavır takınmamıştır.
Ancak onun merakı edebiyat çalışmaları
ve metin çözümlemeleri ile sınırlı kalmamıştır.
Siyaset bilimine ait sorunlarla
dilbilimdeki gelişmeler arasında bir köprü
kurarken edebi metinlerin yerleşik anlamları
zorlayan örneklerini keşfedip sergilemiştir.
Bu yolla, geleneksel, klasik edebi
örnekler içinde ortaya çıkan kırılma noktalarını,
egemen anlamların yeniden üretimini
ve bu üretimin kesintiye uğramasını,
toplumsal, tarihsel ve siyasal olan ile ilişkilendirerek
tartıştışmıştır. Yerleşik -egemen-
anlamlandırma biçimlerini kıran, bo
9 Mayıs 2016 Pazartesi
Eğitim üzerine binlerce kitap
ideoloji olarak değerlendirmiştir. Culler,
sağ duyu içinde gömülü duran ideolojinin
onun eleştiri oklarının bir hedefine dönüş-
tüğünü belirtiyor. Eğitim kitapları Döneminin eleştirel geleneğine
hakim olan, bir eseri onun dışında
olan şeylerle açıklama girişimine karşı çı-
karken Barthes, metnin okunma ve anlamlandırılma
süreçlerinin önemini vurgulamış
ve klasik pedagojinin sorunlarından
kaynaklanan tutucu bakış açılarını eleştirmiştir:
Barthes, Fransa'daki akademik eleştirinin
içsel analize düşman olduğunu
çünkü bilgiyi nedensel ilişkileri açıklamakla
ilişkilendirdiğini ve çünkü öğ-
rencilerin bilgisini değerlendirmenin
onların yorumlarını değerlendirmekten
daha kolay olduğunu söylüyor. Yazarın
hayatı ve dönemine ilişkin bilginin
önemi üzerine kurulu bir edebiyat
kuramı sınavlara ve notlamaya daha
uygun bir yaklaşım çocuk kitapları oluşturur (Culler,
1990: 63).
Özgeçmişine baktığımızda Barthes'ın
yerleşik akademik eleştiri geleneğinin yanı
sıra akademinin disipline edici yönlerini
eleştirirken kendisinin de bunun içinde kolayca
disipline olmadığını gözlemlemek
mümkündür. Doktora tezinin ağır ilerledi-
ği bir dönemde Yazının Sıfır Derecesi ve
Michelet, üniversitedeki görevini kaybettikten
sonra ise onun en bilinen yapıtlarından
biri olan Mythologies yayınlanmıştır.
Barthes, 1965 yılma kadar Fransız entelektüel
yaşamı içinde marjinal konumunu korumuştur
(Culler, 1990).
1980 yılında bir trafik kazası sonrasındaki
ani ölümü Barthes'ın akademik çalış-
malarının bir soru işareti ile sonlanmasını
beraberinde getirdi. Yazmaya devam edebilseydi
acaba hangi konulara yönelecekti?
Bu sorunun yanıtını son eserleri arasında
yer alan Metnin Hazzı ve Camera Lucida'da
aramak mükün. Yazının ilerleyen bölümlerinde
bu açılımları daha ayrıntılı olarak
tartışacağız.
Barthes, okurunu kitap sipariş ideoloji sorunu, gösterge
kavramı, metinlerin yapılaşması, metinlerarasılık,
metnin okunma süreçlerinin
önemi, metnin hazzı, görsel göstergeler ve
sözel dilin farklılığı hakkında, dahası Japon
haiku'ları, aşk, moda, müzik, sinema
ve retorik hakkında düşündürmüştür. Bu
konular üzerine düşünüp soru soran okurunun
yanında olmuş, bu soruları paylaş-
mış, okuru kendisi ile birlikte düşünmeye
davet etmiş, hemen hiçbir konuda katı,
kestirip atıcı bir tavır takınmamıştır.
Ancak onun merakı edebiyat çalışmaları
ve metin çözümlemeleri ile sınırlı kalmamıştır.
Siyaset bilimine ait sorunlarla
dilbilimdeki gelişmeler arasında bir köprü
kurarken edebi metinlerin yerleşik anlamları
zorlayan örneklerini keşfedip sergilemiştir.
Bu yolla, geleneksel, klasik edebi
örnekler içinde ortaya çıkan kırılma noktalarını,
egemen anlamların yeniden üretimini
ve bu üretimin kesintiye uğramasını,
toplumsal, tarihsel ve siyasal olan ile ilişkilendirerek
tartıştışmıştır. Yerleşik -egemen-
anlamlandırma biçimlerini kıran, bo