4 Mayıs 2016 Çarşamba

Galibi kalmış derede sen nerede

 Kendime haksızlık etmeyeyim; ben de, Edebiyat kitapları Kenan gibi aldığım işletmeyi geliştirmiş, sadece kumaş üreten mütevazı şirketimizi, "AZYA" adında ünlü bir moda markası haline getirmeyi başarmıştım. İtiraf etmeliyim ki bunları yapmak için Kenan'ın harcadığı zamanın en az yüz katını harcamıştım. Okul sıralarındayken de durum farklı değildi. Kenan gibi ben de başarılı bir çocuktum, ne var ki, bunu geceler boyunca ders çalışmama eğitim kitapları borçluydum. Aptal biri olduğum söylenemez, yine de Kenan'ın bir okuyuşta çözdüğü problemleri anlamam için dakikalarca uğraşmam gerekirdi. Kenan'ınkiyle kıyasladığımda,

zekâmın ne kadar yavaş işlediğini anlardım. Gerçi olaylar hakkında uzun uzun düşündükten sonra karar vermenin kimi yararlarını da görmüyor değildim. Üstelik Kenan kendine duyduğu aşırı güven yüzünden alelacele attığı adımlar nedeniyle sık sık yanlışlara da düşerdi. O zaman da benim mantıklı davranışlarım öne çıkar, aralarındaki en çocuk kitapları akıllı kişi olduğum dile getirilirdi. Göğsümü kabartan bu sözleri bizzat Kenan'ın ağzından da duymuştum. Bunları duymaktan hoşlanırdım, ama içten içe bu saptamanın doğru olmadığını da bilirdim. Hiç abartmadan söylüyorum; Kenan en iyimizdi. Doğal olarak küçük grubumuzun liderliğini de o yürütüyordu. Her ne kadar bu durumu kabullenmemiş gibi görünsem de sonunda hep Kenan'ın dediği olurdu.

 Nihat ise Kenan'ın liderliğini daha tanıştığımız ilk günden kabul etmişti. Ömrü boyunca da onun yörüngesinden ayrılmadı zaten. Bazen, özellikle de Kenan'ın uçuk kaçık davranışları nedeniyle zarar gördüğü anlarda, onu bana çekiştirmekten online kitap sipariş kaçınmazdı. Okul yıllarında, henüz Nihat'ı kazanma umudumun olduğu günlerde, bu yoksul arkadaşıma Kenan'a uymamasını, yatakhaneden kaçıp sinemaya, kahveye, bilardo oynamaya gitmemesini, oturup derslerine çalışmasını öğütlerdim. Nihat, haklı olduğumu kabul eder, artık Kenan'ın yaramazlıklarına katılmayacağına dair yeminler ederdi. Ne var ki, edebiyat kitap sipariş Kenan'la karşılaşır karşılaşmaz konuştuklarımızı, verdiği sözleri unutur, yeni bir haylazlık için çapkın arkadaşımızın peşine takılıverirdi. Nihat'ı suçlayamazdım, çünkü çoğu zaman ben de onlarla birlikte sürüklenirken bulurdum kendimi. Yine de grubun en sağduyulu üyesi olduğumu rahatlıkla söyleyebilirim. En azından Kenan'ın kimi çılgınlıklarına karşı çıkar, yapılan haylazlıkların üçümüzün de okuldan atılmasıyla noktalanacak bir serüvene dönüşmesine engel olurdum.